Thursday, December 29, 2005

Yazılım teknolojisini Osmanlılar geliştirseydi nasıl olurdu?

Merak ettiğim bir konu. Şöyle programlar yazardık;

10 "Mert" BASILA
20 10'a GİDİLE!
30 SON


:P

Program yazmak basitleşiyor mu, zorlaşıyor mu?

Artık program yazmak, çeşitli uzmanlık alanlarına bölünmüş hale geldi. Teknoloji her geçen gün genişliyor, hem dikine dikine, hem de yanlara doğru.

Kafam karıştı, bu işleri kolay hale getirmek isteyen bizler, geliştirdiğimiz programlarla, daha karışık hale getirmedik mi?

Ne yapmak lazım?

Bakıyorum, nesne yönelimli programlama devam ediyor, artık işler makinalara bölünmüş durumda. Yazdığımız uygulamalar/sistemler birden fazla makina üzerinde çalışacak hale geldi. "Message Oriented Programming" yeniden yükselişte. Daha bir sürü teknik geliştiriliyor. Hepsinin kendi avantajları ve dezavantajları var. Artık bir programcı, programı nasıl yazması gerektiğini değil, yazarken hangi araçları kullanması gerektiğini bilmesi gerekiyor. En başta verilen kararlar çok önemli hale geliyor.

Herkes, MSDN'i biliyor. Bilmese Google'da çeşitli aramalar yapabiliyor.

Peki 10 yıl sonra ne olacak? Bilmiyorum, sürükle-bırak programlama, heyecan uyandırıcı, Biztalk çok şeyler yapıyor.

Microsoft'un Patterns&Practices takımı harıl harıl çalışıyor. GAT diyor, GAX diyor, DSL diyor, kafam daha da karışıyor.

Tüm bunları Microsoft cephesinden yazdım, ama aynı kavramlara karşılık gelen, Oracle, Unix, Linux ve Java tarafında da kavramlar var. İş karıştı yaa. Ben basit programlar yazmayı özledim. Hep binlerce kullanıcının olduğu, arkada Task'lerin çalıştığı, Veritabanının olduğu, n-Tier architecture'dan sıkıldım.

Program başta başlasın, sonda da bitsin, bunu da hızlı yapsın...
Böyle bir ortam bilen var mı?

Wednesday, December 14, 2005

İşe gelirken

Bu sabah rekor kırdım ve trafiğe yakalanmamak için erken kalkıp işe gelme çabalarım sonucu, saat 7 itibarı ile şirkette hazır ve nazır durumdaydım...

Araba yolculukları zevkli geçiyor. Yolda (1-2 saat sürüyor), insan o gün neler yapacağını planlayabiliyor veya gün içinde yaşadıklarını gözden geçirip başarılı olup olamadığını denetleyebiliyor. Buna Polyannacılık (böyle mi yazılıyordu?) da diyebilirisiniz.

Bu sabah gelirken, programcılığın nereden nereye geldiğini düşündüm. İlk program yazmaya başladığım günleri hatırladım. Hatta artık böyle bir pozisyonun kalmadığını, onun yerine Uygulama Geliştirildiğini fark ettim.
Uygulamayla, Program arasındaki fark nedir? Çözemiyorum...

10 PRINT "MERT"
20 GOTO 10
RUN

Hey gidi günler... O zamandan bu zamana çok şey değişti. Yukarıdaki gibi bir BASIC ile bugünkü bankacılık uygulamalarının yazıldığını düşünebiliyor musunuz? Herhalde baya kafa yedirirdi. Bir de GOSUB'larla fonksiyonlar prosedürler tanımlansa...

Bu arada işin garibi, ismini vermiyeyim, geçenlerde Web'de Aynen yukarıdaki gibi (GW-BASIC) ile yazılmış 3000 satırlık bir ASP sayfası gördüm. Hâlâ başarılı bir şekilde hizmet veriyor!!! İşin komiği hâlâ böyle kodlar yazabilmemize izin veriliyor.
VB.Net'de denemek lazım.

Tuesday, December 13, 2005

Kaptırdım gidiim bari...

YB.Services'e bir uygulama daha yazmaya başladım. Konfigürasyon dosyasını takip eden bir windows servisi. Dosyada yapılan değişklikleri takip edecek ve abone olan kullanıcılara e-mail, sms, fax ve saire haber verecek. Şu prosedür değişti, kodunu modifay et gibilerinden. Çok gereksi gibi gözükmekle birlikte, Web Servisi olarak kullanıldığında, servisten faydalanan kullanıcılara, hangi kodun değiştiğini haber verecek. Çok güvendiğim bir özellik...

Ayrıca bu Windows servisi ile, uygulama belirli periyotlarla çalışıp, atom (stored procedure) ları çalıştırıp, bir dosyaya veya FTP folderına, uygun parametrelerle çıktı üretecek. Tabi zaman bağımlı olmayan veritabanı işlerinde de, sonuç üretebilecek.

Bitirmek için sabırsızlanıyorum. Ama çok iş var çok.

Uzun zaman oldu...

Şu aralar, yenibir.com'da IT direktörü olarak çalışıyorum. Çok zevkli.

Enterprise Library ile bayağı uğraştım, çok güzel bir uygulama. Enterprise Library üzerinde bir uygulama geliştiriyorum. "YBServices". YB adını Yenibir'den alıyor. Amacı, veritabanında (SQL server) tanımlı bir stored procedure'ü, HTTP ile çalıştırıp, sonucunu, Web Servisi, RSS, Javascript nesnesi (JSON), Excel dosyası veya Access dosyası olarak geri göndermek. Bu arada, gerekli authentication ve authorization işlemlerinin yapılması, eğer gerekiyorsa loglama (EntLib'de tanımlı bir yere) yapılması. Bir de gerekli parametreler tanımlanıp, işlem gerçekleşmeden önce validasyon yapıyor. Ayrıca istenirse WSDL ve help dosyaları üretilebiliyor.

Bayağı uğraştırdı, ama sonuca yaklaşıyorum. Feature-set bitmek üzere. Alfaya geçeceğim. Sonra bug-fixing vs...

Eğer buralara kadar okumuşsanız, fikirlerinizi öğrenmek isterim. Bana mertsakarya@hotmail adresinden ulaşabilirsiniz.

Görüşmek üzere...